16 Ocak 2017 Pazartesi

KIŞ TATİLİ İÇİN İSTANBUL'UN YAKININDAKİ CENNET ABANT



Okulların tatil olması ile beraber sömestr tatili için arayışlar da başladı demektir. Ben de sizlere kış tatili için ideal bir tatil imkanı sunan Abant’ı önermek istiyorum. Kayak tatil merkezlerini tercih etmeyenler için en uygun kış tatili programının yapılacağı Abant, Bolu iline bağlı ve şehir merkezine 40 km mesafededir. İstanbul ve Ankara da yaşayanlar için  kısa bir yolculukla ulaşılabilecek bir noktada olan Abant’a kendi aracınızın dışında bir çok otobüs firması ile de ulaşabilirsiniz. Metro, Kamil Koç, Düzce Güven tercih edilebilir.
Abant'ta kalabileceğiniz oteller arasında Büyük Abant Oteli,Abant Köşk Otel,Abant Palace ile Abant Aden Boutıque Hotel en iyileridir.Havuz,sauna,masaj salonu,fin hamamı,spor olanakları otellerin hemen hemen hepsinde bulunan aktivitelerdir.Daha önce paylaştığım içerikle tanıttığım Aden Hotel'i inceleyerek tatilinize yön verebilirsiniz.

ABANT ADEN BOUTIQUE HOTEL

Sonbahar ayları içerisinde bulunduğumuz günlerde haftasonu tatili için seçenekler arasında bulundurabileceğiniz Abant Aden Boutique Hotel geniş bahçeleriyle ve temiz havası ile sizlere özel bir tatil imkanı sunuyor.

Bir aile işletmesi olan Abant Aden Butik Otel,misafirlerini Bolu'nun tertemiz havası ile karşılıyor.Tamamen doğal ahşap ve taş malzemeler ile inşa edilmiş bu butik otelde,yenilenebilir ve doğal enerji kaynaklarının kullanımına da önem verilmiş.Abant bölgesinin kendine has orman havasını teneffüs edeceğiniz bu bölgede doğa yürüyüşleri ve yamaç paraşütü yapabilirsiniz.

Aden otelde dubleks ve standart olmak üzere,tamamen orman manzaralı toplam 24 oda bulunuyor.Kış aylarında lobideki şöminenin karşısına kurularak içkinizi yudumlayabilir;Spa ve hamada rahatlayarak tüm yılın yorgunluğunu atabilirsiniz.Otelin sunduğu bu rahatlatıcı ortamdan fırsat bulduğunuzda bölgeyi keşfetmek ve temiz orman havası alabilmeniz için doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz.Otelin civarında yemyeşil yaylalar ve tertemiz dağ havası ile yeniden canlanacaksınız.

Kış aylarında bölgeye gittiğinizde 60 km uzaklıktaki Kartalkaya Kayak Merkezi'ne de rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

abantadenhotel.com adresini ziyaret ederek rezervasyon yapabilir ve otel ile ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.  

27 Aralık 2016 Salı

KAYAK MERKEZLERİ

İçerik Fabrikası tarafından paylaşılan çok güzel bir yazı,kayak tatiline hazırlananlar için okunması gerekli bir içerik.


Tarihi 5 bin yıl öncesine dayanan ve ilk defa Sibirya, Moğolistan ve Altaylarda yapılan kayak bugün her yerde geçerli olan ve yaygın bir spor. Türkiye’ye ilk gelişi ise 1914 yılında Erzurum’da 30 askerin yetiştirilmesiyle olmuş. Şimdilerde ise Uludağ, Kartalkaya, Palandöken ve Kartepe başta olmak üzere birçok yerde kayak yapılabiliyor. Buralarda birçok yarışma düzenleniyor. Kış kapıyı çalmışken, tatillerde evde televizyon karşısında oturmaktansa kayak tatiline gitmek iyi fikir olabilir.



Kayak merkezleri



Uludağ: Kayak denince akla gelen ilk yer Uludağ’dır. Bursa sınırları içinde yer alır ve 2543 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en büyük kış ve doğa sporları merkezidir. En yüksek noktası göller bölgesinde yer alan Uludağtepe’dir. Çok sayıda otel ve pistin yer aldığı Uludağ’da gönlünüzce kayak yapabilirsiniz. Dilerseniz dağın kuzeyinde yer alan Sarıalan, Kirazlı, Kadı ve Sobra yaylalarını da ziyaret edebilirsiniz.



Kartalkaya: Bolu’nun doğu tarafında Köroğlu Dağları’nda yer alan kayak merkezidir. Türkiye’nin sayılı ve en güzel kayak merkezlerinden biri olan Kartaltepe, her kış yüz binlerce kayak severi ağırlıyor. Kış mevsiminde kar kalınlığı 3 metreyi buluyor. Oteller 2000 m. yüksekliktedir ve zirve yaklaşık 2200 metredir. Ulaşım açısından oldukça rahat olan bölgede kayak dışında kızak ve snowboard da yapabilirsiniz.



Kartepe: Kocaeli’ne bağlı olan bölge adını Marmara’nın en büyük 3. Dağı olan Kartepe Dağı’ndan alıyor. ilçede Kartepe Kayak Merkezi olmak üzere çok sayıda pist bulunuyor. Şehir merkezine yakınlığı ve uygun fiyatlarıyla bilinen Kartepe; Sarımeşe, Suadiye, Köseköy, Derbent, Balaban, Uzuntarla, Uzunçiftlik, Acısu, Arslanbey, Maşukiye beldelerinden oluşuyor.



Palandöken: Erzurum'da bulunan Palandöken Dağı, 3125 metre yüksekliğindedir. Kış mevsiminde kuzey yamacında barındırdığı kar miktarı, kalitesi ve Türkiye'nin en uzun pistine sahip olan kayak merkeziyle en gözde kayak merkezi unvanına sahiptir.Teknik tırmanış açısından herhangi bir zorluğa sahip olmamasına rağmen kış mevsiminde diğer 3000 metreliklerde olduğu gibi her türlü olasılık göz önünde bulundurulmalıdır. Dağın bazı dik parkurları, yöresel olarak kışların aşırı sert geçmesinden dolayı tehlikeli olabilir.



Erciyes: Erciyes Dağındaki ilk ve tek kayak tesisi Erciyes Kayak Merkezi’dir. Şehir merkezine uzaklığı yaklaşık 25 km’dir. Kayak tesislerinin yüksekliği 1800-3000 metre, pistlerin eğimleri ise yüzde 10 ile 30 arasındadır. Kayak sezonu 15 Kasım - 1 Mayıs arasında başlıyor. Kayak yapmak için en uygun zaman ise Aralık-Nisan aylarıdır. Kışın kar kalınlığı 100 cm’yi buluyor.



Kayak malzemeleri

l Kayak batonu
l Kayak botları
l Kayak gözlükleri
l Koruyucu başlık
l Kayak çantası
l Kayak eldivenleri
l Kayak kıyafetleri
l Güneş kremi
  



www.icerikfabrikasi.com 

 kaynak:www.icerikfabrikasi.com

11 Aralık 2016 Pazar

GÜLER OSMANLI MUTFAĞI JAPON DEVLET TELEVİZYONUNDA














Güler Osmanlı mutfağı ile ilgili içeriğimi  bugün yenilemem gerektiğini hissettim.Öğle yemeklerimi sık sık bu güzel lokantada yediğimi daha önceki içeriğimde paylaştım.Bugün öğlen yemeği için Güler Osmanlı Mutfağına  uğradığımda Japon devlet televizyonunun çekim yaptığını görünce şaşırdım.Yemeklerimizi sipariş edip yerimize oturduğumuzda, masamız meşhur şerbetler ile donatıldı ve çekim yapan japon televizyonu kameralarını bizim masaya çevirerek çekime devam etti.Neden şerbet'i tercih ettiğimiz sorusunu yönelttiklerinde bizde muhteşem Reyhan şerbetini yudumluyorduk.
Ünü Japon televizyoncuların çekim yapmak için buralara  geleceği kadar yayılan bu tarihi lokantayı mutlaka ziyaret etmenizi öneriyorum.


Bugün sizlere hafta içi zaman zaman öğlen yemekleri için gittiğim ve kısa sürede müdavimleri arasına girdiğim Güler Osmanlı Mutfağın'dan bahsedeceğim.Bu güzel mekan 1965 yılından itibaren Hasanpaşa'da Kadıköylülere hizmet ediyor.Güler kebap adıyla açtıkları ilk işletmeleri yerini 2003 yılından itibaren Güler Osmanlı Mutfağı'na bırakmış.

İşletmenin başında Ali Güler var,sürekli mekan içerisinde ve müşterilerle ilgileniyor.Güler Kebap'dan Osmanlı Mutfağı'na dönerken uzunca bir yoldan geçmişler.Ekip olarak,uzun bir araştırma sürecinde Osmanlı Ve Türk mutfaklarının tarihini,yemek alışkanlıklarını,araç ve gereçlerini,malzeme listelerini araştırmışlar.Sonunda bu iş için donanımlı olduklarına inandıklarında mekanı hazırlamışlar.Çok da iyi etmişler,bu sayede Osmanlı ve Türk mutfaklarının güzel tatlarına ulaşma imkanını buluyoruz.

Zamanla Güler Osmanlı Mutfağı'nın müdavimleri arasına  birçok siyaset adamı,sporcu,tiyatrocu,sinema oyuncuları,modacılar ve iş adamları katılmışlar.
Bende bloğumda böyle güzel, butik bir mekanı tanıtmak istedim.

Güler Osmanlı Mutfağında sizler için seçtiğim tatları paylaşmak istiyorum. Osmanlı'nın o güzel tatlarından olan şerbetlerden bahsetmeden geçmek olmaz.600 yıllık şerbet kültürümüz bu mekanda yaşatılmaya çalışılıyor.Değişik tatlardaki şerbetleri mekanda tatma imkanınız yanında,isterseniz çeşitli ebatlarda satışa sunulan şerbetlerden evinize de alabilirsiniz.
Demirhindi şerbeti,Kastamonu Eğşisi sizlere tavsiye edebileceklerim.

Günün çorbasını özellikle kış aylarında mutlaka tatmalısınız.20 ye yakın çorba çeşidi arsında  yuvalama çorbası benim favorim.Osmanlı köftesi,özel Osmanlı pideleri,zeytinyağlılar,Özbek pilavı,güveçte Çayeli kurufasulyesi  yemek çeşitleri.

Ve gelelim Tatlılara,Mekanda hepsi birbirinden güzel tatlı çeşitleri var ama benim için bir tanesinin yeri bambaşka,İrmik helvasının iki kat arasına ilave edilmiş"sürpriz dörtlü" lezzeti olan Padişah Tatlısı'nın kısa zamanda müptelası olduğumu söyleyebilirim.


Yolunuz Kadıköy Hasanpaşa'ya düşerse Güler Osmanlı Mutfağı'nı kesinlikle ziyaret etmelisiniz.
Hasanpaşa(Polis Karakolu Karşısı) Kadıköy-İstanbul
www.osmanlimutfagi.com  














10 Aralık 2016 Cumartesi

GÖL KIYISINDA HUZUR

Sonbahardan sonra,kış aylarına girdiğimiz şu günlerde kısa hafta sonu tatillerinizi değerlendirebileceğiniz doğal güzellikleri ile ünlü Abant sizlere önerebileceğim en güzel ve sakin tatil yerlerinden biri diyebilirim.Kışın yapacağınız doğa gezileri içerisinde en iyilerinden olan Abant ve çevresi İstanbul'a yakınlığı nedeniyle tercih edilebilir bir alternatif olarak değerlendirilebilir.


ABANT KÖŞK OTEL


Tabiatın bahşettiği enfes güzelliklerin yer aldığı Abant ile devam edelim.Sonbahar ve kış aylarında kısa tatil programları yapabileceğiniz Abant,yemyeşil görüntüsü ve temiz havası ile ideal bir tatil alternatifi olmaya devam ediyor.Abant Gölün bulunduğu bölgeye bereketinin yanında adını da vermiş.

Gölün hemen kıyısına konumlanan Abant Köşk Otel ise bu güzel coğrafyanın nefes kesen atmosferiyle bütünleşmiş adeta.Öyle ki otelin her köşesinde bu harika manzara ile karşılaşıyorsunuz.Geçirmiş olduğu renovasyon çalışmaları ile yeni bir görünüme kavuşturulan işletme,bölgenin en eskilerinden.Kış bahçesi,şömineli özel lobi ve SPA merkezinin de eklenmesiyle daha bir keyifli hale gelmiş.Dünya mutfaklarından örnekler sergileyen alakart restoranın lezzetli menüsü,göl manzarasının doyumsuz seyriyle tadılıyor.Şehrin karmaşa ve gürültüsünden uzakta,Abant'ın eşsiz doğasıyla baş başa tatil sizleri bekliyor.

Gölün üzerindeki iskelede sucuk ekmek yerken manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. 

8 Aralık 2016 Perşembe

DÖNER'İN EN İYİ ADRESLERİ




İstanbul'un en iyi dönercilerini aylar öncesinde sizler için araştırıp yayınlamıştım.Ancak Kavacıkta bulunan Bayramoğlu döner'i unutmuş olmam affedilir gibi değil.Bu mükemmel döner ustasını anlatmadan geçmek kendilerine ve o lezzetli dönerlerine büyük haksızlık olur.

Bayramoğlu döner'i ilk kez Kavacık da denedim.Döner ile yufkanın birlikteliği bu kadar mı güzel olur?Bu yufkayı diğerleri ile asla karıştırmayın,hamurunun inceliği ve sunulurken sahip olduğu tazelik ile sıcaklığı Döner'in lezzetini en üst düzeye çıkarıyor.

Dönerin tadını size anlatamam ancak denediğinizde övgümün az bile olduğunu düşünebilirsiniz.Servis esnasında sunulan salata,patates kızartması siz söylemeden servis ediliyor ve döner'in lezzetini bir kat daha arttırıyor.Bu tadı kaçırmayın,mutlaka deneyin.

Bayramoğlu döner Kavacık'tan sonra Kadıköyde de siz döner sevenler için yeni yerinde hizmet vermeye başladı. Hasanpaşa'dan Kadıköy'e giderken hemen sol kolda cadde üzerinde görebilirsiniz.





İstanbul gibi bir metropol de herkesin bütçesine hitap eden sayısızca lokanta var ancak hepimiz bütçemizin yanında damak zevkimize de  hitap eden lokantaları tercih ederiz.Kebap,ev yemekleri,balık ve et restaurantları arasında vazgeçemediğimiz tatların başında döner gelir.Bu makalemde sizlere İstanbul da bulunan en iyi dönercileri tanıtmaya çalışacağım.Yolunuz bu mekanların yanına düştüğünde uğramayı unutmayın.

ZÜMRÜT BÜFE (EMİNÖNÜ)

Eminönü'nde iş yeri olanların mutlaka bildiği zümrüt büfe 1961 yılından beri hizmet veriyor. Tahtakale esnafı döner yemek istediğinde zümrüt büfeyi ziyaret eder.Esnaf  ve bilenler tarafından tercih edilen büfede yiyebileceğiniz yegane yemek döner.Döner'in başında 25 yıldır bu işi yapan Dursun usta var.İlk başladığı günkü heyecan ve neşe ile döneri kesiyor.Yiyenlerin tadı damağında kalan bu muhteşem döner'in eti çanakkale'nin ilçesi Biga'dan geliyor.Yolunuz Tahtakale ve çevresine düştüğünde Zümrüt Büfe'ye uğramayı ihmal etmeyin.

Zümrüt Büfe: Sabuncu Han Caddesi No:26 Eminönü-İstanbul


EMİN USTA (KADIKÖY-SAHRAYICEDİT PAZARI)

İşte size bir döner ustası daha. Sahrayıcedit cumartesi pazarının içerisinde mütevazi bir dönerci.Semt pazarı içerisinde bu kadar lezzetli bir döner olacağını tahmin edemezsiniz.Emin ustanın özelliği sadece semt pazarlarında tezgahını açması ve haftanın 3 günü çalışması.Diğer günler kendine vakit ayırıyor.Salih Seçkin Sevinç bizzat gitmiş yerinde test etmiş ve harbi yiyorum adlı kitabında anlatmış.Kitapta dönerin lezzetini anlata anlata bitiremiyor.Sizde yolunuz Sahrayıcedit pazarına düştüğünde cumartesi günleri uğrayınız.Saat 15'ten sonra döner kalmadığı söyleniyor,vakitli gitmenizde fayda var.

KARADENİZ PİDE VE DÖNER (BEŞİKTAŞ)

Lezzeti dönercileri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.Eminönü ve sahrayıcedit'ten sonra şimdi sıra Beşiktaş ta.Beşiktaş'ta kartal heykelinin arkasında 3 katlı bir binada 1973 yılından beri hizmet veriyor.Yolunuz Beşiktaş'a düştüğünde sokak içerisinde bir kuyruk görürseniz burası Asım Usta'nın dönerci dükkanıdır.
Her gün yaklaşık kuzu-dana karışımı etten yapılan dönerin gün içerisinde tükenmesi.Öğlen vakti gittiğinizde beklemek zorunda kalacağınızı bilin ve erken gitmeye bakınız.Asım usta'nın döneri saat 16:00 gibi biter ve bu saatten sonra temizlik yapılarak dükkan kapanır.

Beşiktaş Çarşı içi Kartal Heykeli arkası Beşiktaş-İstanbul


DÖNERCİ ALİ USTA (MALTEPE-ŞİRİNEVLER-ÜMRANİYE MEYDAN AVM)

Büyük salonlarda servis'in hızlı ve seri olması açısından da taktir edilmesi gereken bir mekan dönerci Ali usta.
Bunu söylememin sebebi her salonun yaklaşık 1000 kişi kapasiteli olması ve bazı günler yer dahi olmadığını düşünürseniz bu kadar iyi bir servisi takdir etmemiz gerekir.Eşsiz bir lezzette yaprak döner size güler yüzlü hizmetle sunuluyor.Ali Özcan el arabası ile başladığı dönerciliği bugünlere taşıyarak İstanbullulara sunmakta. Malatya'dan yola çıkarak geldiği İstanbul da zorluklarla geldiği nokta taktir edilesi bir durum.Sizde lezzetli yaprak döner yemek istiyorsanız Ali Usta  lokantalarından birini ziyaret ediniz.






26 Ağustos 2016 Cuma

YOLCULUK ESNASINDA YEMEK YİYEBİLECEĞİNİZ ÖZEL LOKANTALAR


Yaz tatili için yollara düştüğümüz şu günlerde benim de sizlere tavsiyelerim olacak.Eğer otomobiliniz ile yolculuk ediyorsanız uzun süren yolculuklarda güzel bir lokanta bulmak çok zordur.İşte size bir şansızlık yaşamamanız için yol üstü lezzet molası vereceğiniz en iyi yerler.

Köfteci Yusuf-Bursa

Açık ve kapalı alanlara sahip lokantada 850 kişiye aynı anda  yemek verilebiliyor.Bursa ve çevresinde 15 şubeyle hizmet veriyor.  Izgara,salata,şarküteri,sos,tatlı,kahvaltılık ve zeytinyağlı çeşitlerinden oluşan 107 farklı ürün mevcut.

Yörsan -Balıkesir

Susurluk'ta soluklanmak ve karnınızı doyurmak için ideal bir yer.Kahvaltılıkların hepsi kendi üretimleri.Bunun dışında çorba,pizza,pide,kebap ve sulu yemek çeşitlerini bulabilirsiniz.Köpüklü ayran içmeyi unutmamanızı tavsiye ederim.

Köfteci Ramiz-Manisa

İstanbul'dan Ege bölgesine gidiyorsanız Akhisar'da karşınıza çıkacak Köfteci Ramiz'i diğer şubeleri ile karıştırmayın.Diğer şubelerde olmayan salata büfesi için bile uğramaya değer.

Kavaklık Restaurant-Edirne

Ağaçlar altında köy kahvaltısı ve asma yaprağından yapılan hamur işi Loznik'i tadın.Çanakkale yolu  10 km. Keşan;0284 712 15 05


Kelleci Kardeşler -Denizli

Kışlık ve yazlık olmak üzere 4 farklı salonu mevcut.Kuzu kelle kara fırında 5 saat pişirildikten sonra bir de ızgarada pişiriliyor.Denizli-Muğla Yolu 10.Km

Antep Küşleme-Gaziantep

İkbal Lokantası-Afyonkarahisar

İsmail'in yeri-Düzce

Çamlıbel Restaurant-Edirne


İşte sizlere yolculuk esnasında gönül rahatlığı ile karnınızı doyurabileceğiniz seçkin restaurantlar.






21 Ağustos 2016 Pazar

YURT DIŞI SEYAHATLERİ VE YAPTIRMANIZ GEREKEN AŞILAR



Bugüne kadar paylaştığım makaleleri takip edenler bilirler,  seyahat edilen bölgelere ait konaklama yerleri ve doğal güzellikleri ile ilgili bir çok paylaşımda bulundum.Bugün paylaşacağım içerik, yurt dışı seyahatlerinizde sizlere faydalı olabilecek sağlık bilgileri ve yaptırmanız gereken aşıları kapsayacak.

Özellikle Afrika ve Asya ülkelerine yapacağınız seyahatlar bulaşıcı hastalıklar konusunda ciddi riskler taşımaktadır.Bu konu ile ilgili nasıl bir önlem almanız gerektiği ile ilgili yaptığım araştırmalarda Türkiye'de Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'nün önemli çalışmalar yaptığını ve Seyahat Sağlığı birimini oluşturarak yurt dışına çıkacak vatandaşlara sağlık konusunda katkılar sağladığını gördüm.Sağlık konularında danışabileceğiniz en yetkili kurum seyahat sağlığı merkezleri.Bu merkezleri ziyaret ederek aşılarınızı yaptırabilir ve hangi ülkelerde hangi hastalıkların bulaşma risklerinin olduğunu öğrenerek tedbirlerinizi alabilirsiniz.

DÜNYADA SEYAHAT EDECEĞİNİZ BÖLGELERE GÖRE BAZI HASTALIKLAR VE YAPTIRMANIZ GEREKEN AŞILAR

TİFO

Kuzey ve Batı Afrika,Güney Asya,Orta ve Güney Amerika'ya seyahat edeceklerin yaptırmaları gereken bir aşıdır.

SARI HUMMA

Afrika,Orta Ve Güney Amerika en fazla risk taşıyan bölgeler.

KOLERA

Afrika,Asya,Orta Ve Güney Amerika risk taşıyan kıtalar

MENENJİT

Asıl risk bölgesi Afrika,bu bölgeye gideceklerin mutlaka yaptırması gerekir.

HEPATİT A ve HEPATİT B

Afrika ve Asya seyahatlerinizde yaptırmanız gereken aşılar

POLİO-TETANOZ-DİFTERİ

Tüm yurt dışı seyahatlerinizde yaptırmanız gereken aşılardan

KENE KAYNAKLI ENSEFALİT

TBE virüsü taşıyan kenelerin ısırmasıyla bulaşır. Pastörize edilmemiş süt ürünleri tüketenlerde görülmekte.Kuzey Rusya,Arnavutluk,Fransa'nın doğu kesimleri ile Japonyaya kadar bir çok bölgede görülmekte.

SITMA

Özellikle Afrika seyahatleri öncesi mutlaka yaptırılması gereken bir aşı.

Daha fazla teknik konulara girerek sizleri sıkmak istemiyorum,bu nedenle Hudut Ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'nün Seyahat Sağlığı Biriminin internet üzerindeki sayfasını ziyaret etmenizi öneririm.
http://www.seyahatsagligi.gov.tr