10 Mayıs 2016 Salı

KÜBA DÜNYAYA AÇILMALI MI?

  Hafta sonunun keyfini evde çıkarmayı deniyorum.Gerçi yoğun iş temposu içerisinde,şantiyelerin ağırlığında geçen bir haftanın yorgunluğunu bir günde nasıl atabilirim?Gazeteleri okuyarak güne başladığımda dikkatimi Aslı Barış'ın kaleme aldığı Küba yazısı çekti.

Küba seyahatim sonrasında buradan ayrılırken, bu doğal ve enteresan ülkeyi bir kez daha görmeyi çok istediğimi hissettim.Küba halkının içtenliği,misafirperverliği ve samimi yaklaşımları seyahatim boyunca çok etkilemişti.Sizden hiç bir karşılık beklemeden evlerine davet etmeleri,sıcak yaklaşımları ve yaşama tutunuşları çok ilginç gelmişti.Endüstrileşen dünyada gezdiğim hiç bir ülkede bu tarz bir yaklaşım ile karşılaşmadığımı söyleyebilirim.

Ada ülkesi olan Küba da deniz gezisi yapmadan dönmek olmazdı.Bizde tekne  ile
yaptığımız gezide denizin keyfini çıkartmayı unutmadık.Yunusların bizim için yaptığı gösteri ise muhteşemdi.
Küba'ya kadar gidip şampiyon Galatasaray'ın bayrağını dalgalandırmadan yapamazdık.
Meksikalı turist grubu ile çabuk kaynaştık.      Tekne gezisinde GS bayrağı

Kübalının eğlence hayatı belkide hiç bir topluluğun başaramadığı kadar huzur verici.Hafta sonları Havana'nın
sahil boyunca,geniş caddelerinde,deniz kenarında bulunan kronman betonu üzerinde gitar ile yaptıkları müzik ve aldıkları alkol ile 2 gece sabahlara kadar eğlenebiliyorlar.Gece kulüpleri özellikle cumartesi günleri içeri girilemeyecek kadar dolu.

Yaşadıkları evlerin lüks'den uzak doğallığı,evlerinde olmazsa olmaz sallanan sandalyeleri ile Kübalı teknoloji ve endüstriden uzak yaşamında çok mutlu.Spora olan tutkuları onları Beysbol konusunda fanatikleştirmiş. Bizde futbola olan tutkunun aynısı Kübalılar da beysbol de var.Her köşe başında sıkı bir beysbol tartışmasını gençler arasında görebilirsiniz.

Dünyanın son günlerde Küba ya olan ilgisi Amerika'nın uyguladığı ambargoyu kaldırması ile artmakta.Amerikalı model ve modacılar ile film artistleri bu ülkeyi ziyaret etmeye başlamışlar.Peki Kübalı bu ilgiden memnun mu?Doğallığı ve basit yaşamı ve bunun getirdiği mutluluğu kaybetmekten endişeli mi.? 

Aslı Barış bugünkü yazısında paylaşmış,bende size Bu paragrafı aynen aktaracağım.

2008'de ağabeyi Fidel Castro'dan bayrağı devralarak kominist sistemi sürdüren Raul Castro'nun kızı Mariela Castro bu ani akını şöyle açıklıyor:

"Küba dünyaya değil,dünya Küba'ya açılıyor.Herkes buraya gelip yasak meyveden tatmak istiyor.Keşfetmek,kokusunu içine çekmek,tadını çıkarmak.."

Çok güzel ifade etmiş Mariela ,söylediğini anlayabilmek ancak Kübayı görmek ile mümkün.Küba bugünkü güzelliğini,sahip olduğu değerleri kaybetmeden bir kez daha görmeyi çok isterim.Sabah gazeteleri okurken okuduğum ilgili yazı, tekrar kısa da olsa bu güzel ülke ile ilgili fikirlerimi   yazmama neden oldu.Hepinize iyi tatiller.